28 Ekim 2013 Pazartesi

BIST HAFTAYA BAKIŞ

HAFTAYA BAKIŞ

ABD’de borç tavanı krizi ile yavaşlayan ekonominin FED’in sıkılaştırmaya gitmesini erteleyeceği beklentisi, gelişmekte olan piyasa para birimleri ve hisse senetlerini destekleyecektir.  Son dönemde oyun, bu durumsallık üzerinde devam ediyor.

TCMB toplantısında; İç talep ve ihracat orta derecede bir ilerleme ile büyümekte.  Altın ticareti hariç, cari açıkta  azalmanın devamı beklenmekte.  Enflasyonun önümüzdeki dönemde daha da düşmesi beklentisi sonucu çıktı.
Geçtiğimiz aylarda görülen döviz kuru değerlerindeki volatilite sebebiyle, çekirdek enflasyon endikatörleri bir dönem daha enflasyon hedefinin üzerinde kalmaya devam edecektir. 

Otomotiv Sanayicileri Derneğinden gelen verilere göre 3ç2013’te toplam otomotiv satışları yıllık bazda %7 artış gösterdi.  Hafif araçlar %8 artarken ( binek %20 artış, ticari %19 daralma )  ağır ticari araç satışları ise %7 daraldı.  Traktör satışları aynı dönemde %28 arttı.  Borsada işlem gören şirketlerin traktör satışları hariç ihracat rakamları %35 arttı.   ( TOASO, FROTO, DOAS, TTRAK, TMSN, OTKAR  hisseleri yakın takip edilmeli. )

Fitch Ratings, ülke kredi derecelendirme notumuzu ‘’BBB-‘’ olarak teyit ederek görünümünü durağan olarak korudu.  Açıklamada, artan ülke borç profilindeki düzelme, güçlü bankacılık sistemi, yurt içi sermaye piyasasındaki göreceli derin görünüm ve dinamik özel sektör,  yabancı sermaye girişine olan bağımlılığı azaltan faktörler olarak belirtiliyor. Büyümede yavaşlama öngörülüyor. ( 2013 %3,7,  2014 yılında 3,2 ) 

Cari açıktaki düşüşün sürmesi ve doğrudan yabancı yatırımlarla finanse edilmesi, döviz rezervindeki artış, tasarrufu teşvik eden yapısal reformlar ve daha düşük sürdürülebilir bir enflasyon, olası not artışını sağlayabilecek faktörler olarak belirtiliyor.  Sermaye girişlerinin kalıcı olarak ülkeden çıkması,  önemli oranda dış borç ve siyasi şok ise kredi notu için düşüş sinyali olacağı belirtiliyor.

YURT İÇİ TASARRUF ORANINI artırmak zorundayız. Yurt dışından net sermaye girişlerine bağımlılığımızı azaltmak ve uluslar arası ekonomilerde yaşanabilecek şok çalkantılara karşı daha dayanıklı olmamız için gerekli.

ABD’den gelen veri sonuçlarının beklentilerin altında olması ve borç tavanı krizi etkisi nedeniyle,  tahvil azaltım programının ertelenme beklentisi ile özellikle gelişmekte olan piyasalarda geçici bahar havası yaşanmakta. ( Kısmen realizasyon yaşansa da )

Euro Bölgesi,  imalat sanayine ilişkin beklentileri gösteren PMI endeksi öncü verisi 51,3 ile son iki ayın en yükseğinde gerçekleşti.  İmalat+Hizmette hafif bir düşüş görülmekle birlikte son 4 ay 50 eşik seviyesinin üzerinde açıklanıyor. Veri, imalat sanayi faaliyetlerinde toparlanmanın sürdüğüne işaret etmekte.  Bu veriler ışığında  EURO ve ONS lehine hareket devam etmekte.

30 Ekim Çarşamba ABD de açıklanacak olan Özel sektör tarım dışı istihdamı,  FOMC Bildirimi ve Cuma günü gelecek olan İşsizlik verisi volatilite ve trend değişimine neden olabilir.

BIST data serisi incelendiğinde önemli destek ve hedef değerleri;
78900 / 77400 / 76500 /  73200  ana destek noktaları
80500 üstü güçlü bir piyasa hakim olur.  82950 / 83500 / 84800 / 85600 direnç noktaları.
 OTOMOTİV HİSSELERİ, PETKM, TKFEN, ALARK, SASA,  SNGYO, TUPRS, TAVHL, ARCLK , THYAO, PGSUS   yakın takip edilebilir.




UYARI NOTU :
Burada yer alan yatırım, bilgi, yorum ve tavsiyeler, yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.  Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.  Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi,  beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. 

7 Ekim 2013 Pazartesi

BIST HAFTAYA BAKIŞ ÖNEMLİ DESTEK VE HEDEF DEĞERLER

BIST data serisi incelendiğinde önemli destek ve hedef değerleri;

76200/76000 bandı ( 21 hafta / 3 hafta maliyeti )   /  75850 ( son 3 gün maliyeti )  /  75550 ( 7 gün maliyeti )   /   74500 ( 21 gün maliyeti )   /   73200 ana destek yatay bandı   /    73000 ( 21 hafta dema maliyet )   /   71800 ( 7 hafta maliyet )   /   69150 ( 100 hafta maliyet )   önemli destek noktaları.

76970-77050 bandı  (7 ay maliyet- 56 hafta maliyet)  /   78450 ( 21 ay dema maliyet ) ,  79250 ( 200 gün maliyet )   önemli direnç noktaları.



UYARI NOTU :

Burada yer alan yatırım, bilgi, yorum ve tavsiyeler, yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.  Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.  Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi,  beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. 

BIST HAFTAYA BAKIŞ

HAFTAYA BAKIŞ

Ağustos’13 piyasa beklentisi $8,3milyar olan dış ticaret açığımız $7,01 milyar gerçekleşti.  İlginç olan ise altın ticaretine göre düzeltilmiş ticari açık, ithalattaki düşüş nedeniyle yıllık bazda %12 gerileyerek $6,5milyar oldu.  Enerji ithalatı yıllık %14 azaldı.  (TL değer kaybı ve kur oynaklığı etkisi.)  Son açıklanan dış denge rakamları olumlu, görünmekle birlikte büyümedeki yavaşlamaya işaret etmekte.




yılbaşından beri
12-aylık toplam
MN $
Ağustos 13
Ağustos 12
Ağustos 13
Ağustos 12
Ağustos 13
Temmuz 13
Dış Ticaret Dengesi
7,016
5,997
67,568
57,099
94,553
93,534
   Enerji
3,927
4,710
32,061
34,529
49,940
50,723
   Enerji Dışı
3,089
1,287
35,507
22,570
44,613
42,811
Toplam İhracat
11,174
12,831
99,426
99,960
151,927
153,585
      12-aylık, %
-12.9
14.1
-0.5
12.7
3.9
6.2
   Enerji
688
679
4,467
4,954
7,220
7,211
   Enerji Dışı
10,487
12,153
94,959
95,005
144,707
146,373
Toplam İthalat
18,191
18,828
166,994
157,059
246,480
247,118
      12-aylık, %
-3
-4
6
-2
4
4
   Enerji
4,615
5,389
36,528
39,484
57,160
57,934
      12-aylık, %
-14
18
-8
15
-4
-1
   Enerji Dışı
13,576
13,440
130,466
117,575
189,320
189,184
      12-aylık, %
1
-11
11
-7
6
5
İhracat/İthalat Oranı
61%
68%
60%
64%
62%
62%

HSBC IMALAT PMI  ( Türkiye İmalat Satınalma Yöneticileri Endeksi ) Eylül’13 verisi yılın en güçlü artışı ile yılın en yükseğinde gerçekleştirdi.   Ağu’13’de  50,90 gelen veri Eylül ayında 54’e yükseldi.  Güçlü iç taleple birlikte dış talebinde olduğunun sinyali.  Yeni siparişlerde en hızlı artış  Eylül ayında görüldü.  Artan üretim ve siparişler ile istihdam artışı son dört ayın en yüksek seviyesinden gerçekleşti.  Öncü gösterge olarak görebileceğimiz PMI verisi, büyüme için olumlu sinyal vermekte.  Tüketici güveni ve reel kesim güven endeksleri ve KKO verisi de 3Ç2013 için hafif yukarı eğilim olduğunu gösteriyor.   Temmuz  sanayi üretim verisini hatırlarsanız beklentilerin oldukça üzerinde gelmişti. ( aylık %5,8 artış )  Otomotiv sektörü üretimi Temmuz ve Ağustos aylarında sırasıyla %19 ve %27 artış gösterdi. 
1Ç2013’de otomotiv sektör üretiminin yıllık bazda yatay kaldığını göz önüne aldığımızda 3Ç2013 pozitif ivme öne çıkmakta.   Beyaz eşya satışlarında da yıllık bazda  temmuz ve ağustos aylarında sırasıyla %21 ve %7 artış görülmekte.   Sonuç;  talep kaynaklı veriler güçlü bir ivmeye işaret ediyor.
Eylül Tüketici Fiyat Endeksi beklentilerin üzerinde geldi. Aylık artış %0,77 gerçekleşti. Yıllık enflasyon %8,17’den %7,88’e doğru çekildi. TÜFE’ye en büyük katkı taşımacılık ve yiyecek içecekteki artıştan geldi. 
Hisse senetlerine portföy girişleri devam ediyor.  Bu hafta $161 milyon. (geçen hafta $308milyon )  DİBS portföy girişleri ise $1,3 milyar. (geçen hafta $595milyon)
Bankacılık sistemindeki döviz mevduatlarında  $56 milyon düşüş görüldü.  Esas olarak talebi DTH’dan gelen piyasadaki döviz talebinin azalmakta olduğu görülüyor.  Bu durum Ekim ayında TL’yi destekleyecektir.
Standard & Poor’s   yıl sonundan önce ülke notumuzu gözden geçirecek.  S&P şu anki Türkiye notu, yatırım yapılabilir seviyenin bir seviye altında.  ( BB+ )   Yatırım yapılabilir seviyeye yükseltirse,  yatırımcı güvenini destekleyecektir.

Büyüme ivmesi bozulmadıkça hisse senedi değerlemeleri pahalı değil.  Dolayısıyla yıl  sonuna kadar hisse senetleri piyasasında daha yüksek seviyelerin görülme olasılığı yüksek.  Piyasa her geri çekilme ve kısa vadeli maliyetleri alım fırsatı olarak değerlendirmekte.  Uluslararası piyasalarda ise ABD bütçe krizi sorunu kısa vadede çözülürse görünen ciddi bir olumsuzluk görülmüyor.





UYARI NOTU :

Burada yer alan yatırım, bilgi, yorum ve tavsiyeler, yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.  Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.  Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi,  beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. 

30 Eylül 2013 Pazartesi

BIST HAFTAYA BAKIŞ

HAFTAYA BAKIŞ

FED, 18 Eylül toplantı sonucundan sonra özellikle gelişmekte olan piyasalarda geçici bahar havası yaşandı.  Yerli para birimleri %5 ortalama değer kazanmıştı. Aktif tahvil getirileri yaklaşık % 10,  Özellikle likit banka hisse senetleri ise yaklaşık % 15 getiri sağlamıştı.    Birkaç günlük sert fiyat hareketlerinin çok sağlıklı olmadığı görülüyor.

Geçtiğimiz hafta  yerli para, tahvil ve hisse senetlerindeki kayıplar  hafta boyunca devam etti.  ( maliyetlere doğru geri çekilme )

ABD 10 yıllıklar geçen hafta güvenli liman arayışı etkisi ile %4 değer kaybetti.  FED, faizlerin artmasından rahatsız olduğunu belirtmişti.   Son 2 ayda yeni konut satışları 2013 yılının en kötü performansını gösterdi.  Bekleyen konut satışları da beklentilerin altında kaldı.  Sanayi üretiminin önemli göstergelerinden olan dayanıklı tüketim verisi de beklentilerin altında geldi.

Global ekonomik görünüm,  ABD’den gelen son yeterli görülmeyen verilerle özellikle gelişmekte olan piyasalarda kırılganlığı artırmakta.  Faizlerin yükselmesi ile konut piyasasına ve tüketici güvenine olumsuz etkisini görüyoruz. 

Uzun süren likidite bolluğunun gelişmekte olan ülke cari açığında olumsuz etkisi görülüyor.   Temel sebep iç talep ile büyümenin gerçekleşmesi,  dış talebin büyümeye katkısının düşük hatta negatif olması. ( geçtiğimiz yıllarda büyüyemeyen Avrupa ve ABD ekonomi etkisi. )

ABD ve Avrupa ekonomilerinde görülen ılımlı büyüme sürecinin gelişmekte olan ülke ekonomilerine olumlu katkısı olacaktır. 

Ülkemizde bu dengelenme sürecinde;  artan net ihracatın katkısıyla cari işlemler açığının gerileme trendinde olduğu görülüyor. Cari işlemler açığının milli gelire oranı daha yüksek.   Oranın yüksekliği, özellikle faiz ve hisse senedinde  volatilitenin artmasına neden oluyor.    Uzun vade de,  USD’nin değer kazanması, Türkiye’nin dış finansman ihtiyacı nedeniyle  hem faiz hem de döviz cephesinde sert yükselişler görülmekte.

Pazartesi açıklanacak Türkiye Dış Ticaret Dengesinde; altın hariç tutulduğunda  ihracattaki  yıllık artış ılımlı seyrediyor. Ağu’13 beklentisi  $8,50.  Tem’13 verisine baktığımızda $9,80 açık görülüyor.  İthalattaki yıllık artış %10,  İhracattaki artış ise %2,2.   Altın hariç tutulduğunda ise ilk 7 ayda  ihracattaki yıllık artış %7,   ithalattaki artış ise %4
Salı günü ABD’de  ISM İmalat Sanayi Endeksi, Türkiye  İmalat Sanayi Eylül PMI Endeksi gelecek. Ağustostaki düşüş trendini yerini yükselişe bıraktı. Euro ve ABD ekonomilerinde görülen toparlanma ve TL değer kaybı rekabetçiliği artırmakta.
Perşembe Türkiye TÜFE,  Cuma ABD İşsizlik verisi  yakından takip edilmeli.


BIST data serisi incelendiğinde önemli destek ve hedef değerleri;

74750 ( 3 hafta maliyet )   /  73200 ana destek yatay bandı  /   72600 ( 21 hafta dema maliyet )  /  71450 ( 7 hafta ve 3 ay maliyet )  /  68950 ( 100 hafta maliyet )   önemli destek noktaları.

75470 ( 21 gün dema maliyet )  /  76600-900 bandı  ( 21 ve 56 haftalık maliyet )  /  78400 ( 7 ay maliyet ) ,  79250 ( 200 gün maliyet )   önemli direnç noktaları.



UYARI NOTU :

Burada yer alan yatırım, bilgi, yorum ve tavsiyeler, yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.  Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.  Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi,  beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. 

23 Eylül 2013 Pazartesi

BIST HAFTAYA BAKIŞ

HAFTAYA BAKIŞ
FED, 18 Eylül toplantı Sonucu;  2013/2014 yılları için büyüme hedeflerini aşağı revize etti. Büyüme için daha iyi ekonomik veriye ihtiyaç olduğunu belirterek aylık  $85 milyar  varlık alım programında kesintiye gitmedi.  Son dönemde ekonomiyi destekleyici sektör olan konut sektöründeki faiz artışı dikkat çekici.  Konut Kredi faizleri 3,20’den 4,60’a çıktı. Konut sektöründeki iyileşme inşaat sektörü aracılığı ile istihdam piyasasında toparlanmanın da önemli kaynağı. 
Eylül’12 ( varlık alımının $85 milyar çıkartıldı ) Ağu’13 sürecinde istihdamda ciddi bir iyileşme sağladı.  %8,1’den işsizlik oranı %7,3’e geriledi. İlk 8 ayda aylık ortalama istihdam artışı 200 bin. Böyle devam ederse %7  seviyesine ulaşması için 4 aya ihtiyacı var.  Aylık artış bu hızla devam ederse politika faiz artırımı için öngörülen orana ulaşması ( %6,5 ) için 1 yıla ihtiyacı olacak.  Yapılacak sıkılaştırmanın ekonomide ve istihdamdaki iyileşme hızını yavaşlatacağı düşünülüyor. Görülen iyileşmenin sürdürebilirliliği için iyi verilerin devam ettiğini görmek istiyor.
Varlık alımında azaltmaya gitmemesinin sebebi,  May’13 sonrasında piyasa faizinde görülen yükseliş ve sonucunda zayıflayan büyüme hedefleri.  Faiz artışı,  büyümenin önünde en önemli etken.
Tabii kısa vade de sıcak gündem maddesi; yeni bütçe ve borç limiti ile ilgili politik uzlaşmazlığın getireceği riskler göz ardı edilmemeli. Varlık alımının azaltımı ile ilgili bir taahhüt olmadığı için her toplantısında artık sürpriz bir karar çıkabilir.
FED’in yeni projeksiyonuna göre ABD 10 yıllık faizler 2013 için 2,8/3,0 aralığında olması beklenebilir. ( şu an 2,73 )   2014 için sıkılaştırmanın başlaması ile 100 baz puanlık artış beklenebilir. ( 3,8/4,0 aralığı )
FED’in kararının gelişmekte olan ülke piyasalarına, emtia ve kıymetli madenlere olumlu yansıması oldu. Son projeksiyon ile ABD’de faizler yükselse bile GOÜ piyasaları  son dönemde yaşadığımız sert türbülansa girmeyecektir.

FED, 2013 yılına yönelik büyüme beklentisi üst sınırını 2,6’dan 2,03’e  revize etti. 2 ile 2,3 arasında büyüme öngördü. 2016 yılına yönelik büyüme beklentisi ise 2,5 ile 3,3 arasında olurken, işsizlik oranının 5,4 ile 5,9 arasında olacağı tahmininde bulundu.


Türkiye Piyasasının cazibesi geri gelecek mi ?  Dış finansmana ve küresel likiditeye aşırı hassasiyeti göz önüne alındığında cevap evet.   Tabii ilk gün olay abartıldı.  Likit banka hisselerinde ort.%12 artış kar realizasyonlarını da getirecektir. Aşırı  fiyat hareketlerinde karlar realize edilmeli.   Perşembe %12 değer artışı yaşayan banka hisseleri Cuma günü ort. %5 değer kaybetti.  Yine likit bankalar ve tüketime dair sektör hisseleri ve THYAO ve PGSUS ön planda olacaktır.
Eylül 2. Haftasında Türk hisse senetleri ve devlet tahvillerine yabancı girişi oldu. Devlet tahvillerine  giriş $135 milyon, $262 milyon oldu. Bu veriler FED kararı öncesine ait olduğunu değerlendirdiğimizde, önümüzdeki haftalarda girişlerin devam edeceği görülüyor. Bankacılık sisteminin yabancı para mevduatı aynı haftada $1,9 milyar arttı. Güçlü hisse talebi ayı piyasasının değiştiğine işaret ediyor.  Sert çıkışta kar satışlarının gelmesini unutmamalı.
Başbakan yardımcısı Ali BABACAN Orta Vadeli Planı Kurban Bayramı öncesinde tamamlanacağını belirtti.  Geçen hafta verileri aktarmıştım. Dış talep artışını, ihracatı artırıcı program açıklanmasını bekliyorum.   Babacan büyümenin kalitesi konusunda endişelerini dile getirdi. 

Açıklanan Haz’13 İşsizlik verisi Haz’12 de %8 olan işsizlik oranı,  Haz’13’te %8,8’e yükseldi. Mevsimsellik etkisinden arındırılmış işsizlik oranı ise %8,87’den %9,66’ya yükseldi. Tarım dışı işsizlik oranı, önceki yılın aynı dönemine kıyasla daha yüksek  ( %11 ) gerçekleşti.  

Tem’13 Kısa Vadeli Dış Borç Stoğu;   $125,7 milyar açıklandı.  (  Tem’12 de $96,2 milyar ) Dış borç stoğunun %69’u finansal kuruluşlara ( çoğunluğu bankalara ) ait olup %26’sı ticari kredilerdir.

Tem’13 Özel Sektör Borcu;  $146 milyar. ( Tem’12 $123 milyar )  Toplam borcun %42’si finansal kuruluşlara, %58’i finansal olmayan kuruluşlara aittir.


BIST data serisi incelendiğinde önemli destek ve hedef değerleri;

77400/77200 bandı ( 21 hafta  ve son 3 gün maliyeti ) ,  76800 ( 56 gün maliyet ), 75000 ( 7 gün maliyet ),  72550 ( 3 ay maliyet )  önemli destek noktaları   
78900 ( 7 ay maliyet ) ,  79250 ( 200 gün maliyet )  Bu seviyelrin üzerine çıkılması piyasanın çok güçlü olduğunu gösterir.  80500 / 82200 / 84400  hedef değerler olacaktır.



UYARI NOTU :

Burada yer alan yatırım, bilgi, yorum ve tavsiyeler, yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.  Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.  Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi,  beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. 

16 Eylül 2013 Pazartesi

BIST HAFTAYA BAKIŞ

HAFTAYA BAKIŞ
Sanayi Üretimi; Temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre %5,8 artış gösterdi. ( Piyasa beklentisi %4,6 ) Sermaye malı imalatı %13 ile ciddi bir büyüme kaydederken,  bu durum yatırımların artışı için de önemli bir gösterge olabilir.  ( Haziran ayında %10’luk artış vardı. ) Sanayi üretimindeki büyüme birkaç lokomotif sektör tarafından desteklenirken ( motorlu taşıtlar ), üretimdeki toparlanma 3. Çeyrekte devam edecek gibi görünüyor.
2ç13 GSYH Büyüme Oranı; %4,4 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Özel tüketim,  kamu harcamaları ve stoklardaki artış önemli rol oynadı.  Bir önceki çeyreğe göre büyüme hızı %2,1 oldu.  Tabloda dış talepteki daralma dikkat çekici. İç talebin canlı olması büyümede önemli faktör.  Dış talepte artışı ivmesini yakalamamız şart. Önümüzdeki dönemde TCMB’nın sıkılaştırıcı politikası ve artan  faiz oranlarından dolayı büyüme hızı bir önceki çeyreğe göre yavaşlayabilir.  (  reel sektör güven endeksine göre azalan yatırımcı iştahı da bu sinyali veriyor. ) 


Haz'13
Mart'13
Ara'12
Eylül'12
GSYIH
4,4
2,87
1,4
1,54
Sanayi
3,14
1,13
-0,42
1,55
İç Talep
5,15
3,46
0,33
0,49
Dış Talep
-3,04
-0,59
2,39
2,67
Temmuz Ödemeler Dengesi; Cari açık yıllık  bazda %42 artış gösterdi.  ( $5,8 milyar ) Piyasa beklentilerinin üzerinde arttı.  Turizm gelirlerinde uzun dönemli güçlü büyüme sürecinden sonra son dönemde çok sınırlı kalması cari açığın,  beklentilerin üzerinde gelmesindeki ana etken. ( sokak protestolarının etkisi ) 
Cari  açık verisinde finansman tarafının zayıflığı dikkat çekici.  $4,8 milyar net hata noksan kalemi olmasa rezervdeki  erime çok daha yüksek olacaktı.  Sonuç itibariyle, cari açık verisi  sermaye girişlerinin küresel konjonktüre hassasiyetini gösterdi. TL’nin kırılganlığını hatırlattı.  ( veri 2 ay geriden geldiği için TL’nin mevcut seviyeleri bu zayıflığı gösteriyor. ) 
Cari açığın finansman tarafında, sermaye dengesinin $764 milyon negatifte olduğunu görüyoruz.  Türkiye’de ender görülen bir durum. Açığın finansmanında Türkiye genelde pozitif sermaye dengesi üretmektedir. 

BDDK verilerine bankalarda yılbaşından bugüne; 
Kredi büyümesi %21,9 ( son 5 yılın ort.  %14,6 ),    TL Kredi büyümesi %19,7 ( 5 yılın ort. %15,4 ),  Tüketici kredi büyümesi %20,3 ( 5 yıllık ort. %14,8 ) 
Yalnızca 3ç13 için çeyrek başından bugüne borç verme büyümesinin %5 ile  son 5 yılın ortalamasının ( %2,5 ) üzerinde olduğunu görüyoruz. 
Mevduat bankaları Tem’13’te  TL2,5 milyar net kar elde etti. ( yıllık bazda %52 artış, aylık bazda %12 artış )  Yılın ilk yedi ayında mevduat bankalarının net karı yıllık bazda %26 arttı.
S&P,   Avrupa’daki gelişmekte olan ülke derecelerinin kırılganlığı hakkındaki değerlendirme raporunda, Türkiye’nin hassas ekonomik ve politik durumunun, tüm gelişmekte olan piyasalar üzerindeki FED’in canlandırma önlemlerini azaltacak olmasının etkisinin ülke ve kredi derecesi üzerinde toplandığını belirtti.  Türkiye’nin notunu durağan görünümle BB+ olarak belirlemişti. Üç büyük derecelendirme kuruluşu içinde Türkiye’yi yatırım yapılabilir derecesinde sınırlandırmamış olan tek kuruluş.  S&P %3 ve %3,6 2013 ve 2014 GSYİH tahmininde bulunuyor. Reel faiz oranlarındaki artış ve TL’nin değer kaybı ile birlikte zayıflayan kredi büyümesiyle aşağı yönde riskler olduğunu belirtti.
BIST tarafında iki haftalık taban oluşumundan sonra alıcılı bir piyasa hakimdi. ( haftanın son günü odatv de çıkan koç ve doğan grubu ile ilgili soruşturma haberi (!) endeksi %2,5 grup hisselerini daha fazla negatif etkiledi. ) 
Uluslararası konjonktürde  yeni olumsuz koşul oluşmaz ise 64000 endekste taban oluşumu geçerlidir.   Koşula bağlı her geri çekilme ve maliyet seviyesi alım yeri olarak değerlendirilmeli.
Önümüzdeki hafta ABD’den Çarşamba günü FOMC projeksiyon ve bildirimi ayın en önemli gelişmesi olacak.  
BIST  data serileri incelendiğinde önemli destek ve hedef değerleri; 
71600 ( 21 hafta dema )  /  70700 ( 7 hafta )  /  68600-400 bandı ( 100 hafta ve son 3 hafta )  /  64200 ( 200 hafta )  önemli destek noktaları   
72050  ( 3 gün )  /  72550 ( 56 gün )  /  73200 uzun vadeli önemli direnç seviyesinin üzerine çıkılması durumunda ise yeni olumlu bir trend başlar.




UYARI NOTU :

Burada yer alan yatırım, bilgi, yorum ve tavsiyeler, yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.  Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.  Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi,  beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.