HAFTAYA BAKIŞ
TCMB Başkanı Başçı’nın basın toplantısında yaptığı
açıklamalar piyasada güçlü bir Merkez Bankamız olduğunu gösteriyor. ( Bir türlü
kararlarını beğenemeyenler zaman içerisinde yen haksızlık ettiklerini
görecektir. )
Kısaca hatırlarsak; Piyasalardaki dalgalanmaların kaynağı ABD
varlık alım programının azaltılmasının getirdiği portföy dengelenme sürecinde,
Türkiye’de yaşanan dengelenmenin beklenenden daha fazla olduğu, Döviz kurlarındaki yükselişin kalıcı olmadığı
ve yıl sonunda 1,92 altında kalıcılığı konusunda emin, Döviz kurunun dengelenmesinde bilanço boyutu kullanılacak. ( TCMB
bilançosundaki net dış varlıklarını
azaltıp, net TL varlıklarını artıracak.b Sonucunda kredi büyümesinde de
kademeli bir yavaşlama görülecek. )
Gelişmekte olan ülkelerde varlık
fiyatları arasındaki korelasyon yükselmiş durumda; nedeni, yatırımcıların tüm riskleri
aktiflerden aynı anda çıkmak istiyor oluşu.
Aynı anda yerel para değer kaybediyor,
hisse senetleri değer kaybediyor, faizler yükseliyor. Böyle bir ortamda faiz artırım sinyali vermek
daha fazla zarar verecektir.
Reel döviz kurunun her yıl %2
değer kazancı makul görülmekte. Bu
trende göre döviz kurunun tekrar 1,88 gelmesini öngörüyor. TCMB’nin satılabilir
döviz rezervinin $40 milyar olduğu biliniyor. İhracat Reeskont Kredileri yolu ile döviz
rezerv havuzuna yaklaşık günde $70
milyon girmekte. Yıl sonu büyüme
beklentisi %3-4 arasında. Cari işlemler açığı ise %7,1 altında geleceği;
dolayısıyla kurun geldiği seviye bu olumlu seyir ile örtüşmüyor.
Bu açıklamadan sonra faiz artışı
bekleyen piyasa da döviz fiyatlarında
yukarı hareket hızlandı. Piyasanın ve
sözde ekonomistlerimizin( ! ) faiz
çığırtkanlığı yaptığı bir ortamda Sayın Başçı’nın yaptığı net açıklamalar ve
dik duruş gücümüzü artıracaktır.
Öyle bir bölgedeyiz ki, kaynayan kazan. Suriye’nin kimyasal silah kullanımına karşı
batıdan gelen askeri müdahale sesleri finansal enstrümanlarda sığda olsa sert hareketlere neden oldu. Hafta sonu itibariyle görülen, gelişmekte olan piyasalar para girişi
gözlenmesiydi.
Önümüzdeki hafta sadece Pazartesi
olağanüstü gün ilan edildi ve diğer günler normal gün olacak. Ağu’13
enflasyonu 3 Eylül Perşembe
açıklanacak. Parçaları
birleştirdiğimizde, enflasyon iyi
gelirse ve MB döviz piyasasına müdahalede bulunur veya bundan hemen önce
yabancı para likiditesine dair önlemler alırsa, risk iştahı yüksek yatırımcılar
için fırsat oluşturacaktır. Kısa vade de
ana risk Suriye’ye yapılacak askeri müdahale ve boyutu, bizim bu sürecin
neresinde olacağımız.
May’13 – Ağu’13 sürecinde dünya piyasaları tahvil ve hisse senetleri son 14 ayın en kötü
performansını gösterdi. Eylül ayında
yönü Suriye müdahalesi ve ABD Ağustos
tarım dışı istihdam rakamına bağlı.
Geçen hafta ABD’den gelen data
akışında, tüketici güveni gerilerken,
özel tüketim beklentilerin çok gerisinde kaldı.
ABD tahvil pazarında durulma, senaryonun satın alındığını gösteriyor.
ABD dışişleri ve Obama’dan gelen
açıklamalar müdahalenin sınırlı ve ucunun açık olacağı ( ! ) piyasalara etkisi olumsuz algılanabilir. Tarım Dışı İstihdam 190 bini aşması durumunda, diğer rakamların zayıf kalmasına rağmen, 18 EYLÜL FOMC Toplantısında, varlık
alımlarını en az $10 milyar azaltacağı
öngörülüyor. Haftayı ABD borsaları
ekside kapattı. USD diğer para birimlerine karşı değer kazandı. Hava
operasyonlarının kısa vade de başlayacağı konuşulmakta. Saldırılara karşı tepkinin boyutu ( Türkiye, İsrail ve Ürdün’e karşı saldırı,
intikam eylemleri gibi. )
ABD kongresinde Ekim ayında sıcak
gündem olacak konu ise federal borç
limitini artırma/artırmama tartışması olacak.
Cumhuriyetçiler artırıma karşı,
Obama’dan ciddi tavizler talep edecek olması, ekonomik güvenin
sarsılması rahatsızlık yaratacaktır.
Eylül ayı volatilitenin yüksek olduğu bir ay olacaktır.
Gelişmekte olan piyasalarda
diplere yakın seviyelerde işlem görmekte.
Taban oluşum süreci uzun sürebilir.
BIST tarafında 200 hafta maliyet ( 64000 ) / son
3 haftanın maliyeti ( 69500 ) aralığında bir hafta olacaktır. Aşırı değer kaybı yaşayan Otomotiv hisseleri, likit bankalar ön planda
olacaktır.
UYARI NOTU :
Burada yer alan
yatırım, bilgi, yorum ve tavsiyeler, yatırım danışmanlığı kapsamında
değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti;
aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile
müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde
sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve
tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.
Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun
olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım
kararı verilmesi, beklentilerinize uygun
sonuçlar doğurmayabilir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder