2 Eylül 2013 Pazartesi

BIST HAFTAYA BAKIŞ

HAFTAYA   BAKIŞ 

TCMB  Başkanı Başçı’nın basın toplantısında yaptığı açıklamalar piyasada güçlü bir Merkez Bankamız olduğunu gösteriyor. ( Bir türlü kararlarını beğenemeyenler zaman içerisinde yen haksızlık ettiklerini görecektir. )
Kısaca hatırlarsak;  Piyasalardaki dalgalanmaların kaynağı ABD varlık alım programının azaltılmasının getirdiği portföy dengelenme sürecinde, Türkiye’de yaşanan dengelenmenin beklenenden daha fazla olduğu,  Döviz kurlarındaki yükselişin kalıcı olmadığı ve yıl sonunda 1,92 altında kalıcılığı konusunda emin,  Döviz kurunun dengelenmesinde  bilanço boyutu kullanılacak. ( TCMB bilançosundaki  net dış varlıklarını azaltıp, net TL varlıklarını artıracak.b Sonucunda kredi büyümesinde de kademeli bir yavaşlama görülecek. )  
Gelişmekte olan ülkelerde varlık fiyatları arasındaki korelasyon yükselmiş durumda;  nedeni, yatırımcıların tüm riskleri aktiflerden aynı anda çıkmak istiyor oluşu.   Aynı anda yerel para değer kaybediyor,  hisse senetleri değer kaybediyor, faizler yükseliyor.  Böyle bir ortamda faiz artırım sinyali vermek daha fazla zarar verecektir.
Reel döviz kurunun her yıl %2 değer kazancı makul görülmekte.  Bu trende göre döviz kurunun tekrar 1,88 gelmesini öngörüyor. TCMB’nin satılabilir döviz rezervinin  $40 milyar olduğu biliniyor.   İhracat Reeskont Kredileri yolu ile döviz rezerv havuzuna yaklaşık  günde $70 milyon girmekte.  Yıl sonu büyüme beklentisi %3-4 arasında. Cari işlemler açığı ise %7,1 altında geleceği; dolayısıyla kurun geldiği seviye bu olumlu seyir ile örtüşmüyor.
Bu açıklamadan sonra faiz artışı bekleyen piyasa da  döviz fiyatlarında yukarı hareket hızlandı.  Piyasanın ve sözde ekonomistlerimizin( ! )   faiz çığırtkanlığı yaptığı bir ortamda Sayın Başçı’nın yaptığı net açıklamalar ve dik duruş gücümüzü artıracaktır.

Öyle bir bölgedeyiz ki,  kaynayan kazan.  Suriye’nin kimyasal silah kullanımına karşı batıdan gelen askeri müdahale sesleri finansal enstrümanlarda  sığda olsa sert hareketlere neden oldu.  Hafta sonu itibariyle görülen,  gelişmekte olan piyasalar para girişi gözlenmesiydi. 

Önümüzdeki hafta sadece Pazartesi olağanüstü gün ilan edildi ve diğer günler normal gün olacak. Ağu’13 enflasyonu  3 Eylül Perşembe açıklanacak.  Parçaları birleştirdiğimizde,  enflasyon iyi gelirse ve MB döviz piyasasına müdahalede bulunur veya bundan hemen önce yabancı para likiditesine dair önlemler alırsa, risk iştahı yüksek yatırımcılar için fırsat oluşturacaktır.  Kısa vade de ana risk Suriye’ye yapılacak askeri müdahale ve boyutu, bizim bu sürecin neresinde olacağımız.

May’13 – Ağu’13 sürecinde  dünya piyasaları  tahvil ve hisse senetleri son 14 ayın en kötü performansını gösterdi.   Eylül ayında yönü  Suriye müdahalesi ve ABD Ağustos tarım dışı istihdam rakamına bağlı.  Geçen hafta ABD’den gelen  data akışında,  tüketici güveni gerilerken, özel tüketim beklentilerin çok gerisinde kaldı.  ABD tahvil pazarında durulma, senaryonun satın alındığını gösteriyor.
ABD dışişleri ve Obama’dan gelen açıklamalar müdahalenin sınırlı ve ucunun açık olacağı ( ! )  piyasalara etkisi olumsuz algılanabilir.  Tarım Dışı İstihdam 190 bini aşması durumunda,  diğer rakamların zayıf kalmasına rağmen,  18 EYLÜL FOMC Toplantısında, varlık alımlarını en az  $10 milyar azaltacağı öngörülüyor.  Haftayı ABD borsaları ekside kapattı. USD diğer para birimlerine karşı değer kazandı. Hava operasyonlarının kısa vade de başlayacağı konuşulmakta.  Saldırılara karşı tepkinin boyutu (  Türkiye, İsrail ve Ürdün’e karşı saldırı, intikam eylemleri gibi. )
ABD kongresinde Ekim ayında sıcak gündem olacak konu ise  federal borç limitini artırma/artırmama tartışması olacak.   Cumhuriyetçiler artırıma karşı,  Obama’dan ciddi tavizler talep edecek olması, ekonomik güvenin sarsılması rahatsızlık yaratacaktır.    Eylül ayı volatilitenin yüksek olduğu bir ay olacaktır.
Gelişmekte olan piyasalarda diplere yakın seviyelerde işlem görmekte.  Taban oluşum süreci uzun sürebilir. 

BIST tarafında  200 hafta maliyet ( 64000 )  /  son 3 haftanın maliyeti ( 69500 ) aralığında bir hafta olacaktır.  Aşırı değer kaybı yaşayan  Otomotiv hisseleri, likit bankalar ön planda olacaktır. 



UYARI NOTU :

Burada yer alan yatırım, bilgi, yorum ve tavsiyeler, yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.  Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.  Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi,  beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder