9 Eylül 2013 Pazartesi

BIST HAFTAYA BAKIŞ

TCMB,  Mayıs’13   PPK toplantısında,  enflasyona ilişkin yukarı yönlü risklerin sınırlı olduğunu ve finansal risklere ( hızlı sermaye girişine bağlı TL değerlenmesi )  karşı politika faizini  %5’ten %4,5’a  çekmişti.   Mayıs   ayının ikinci yarısında dünyada başlayan  ve hala devam eden tahvil faiz artışı trendi,   gelişmekte olan ülkelerden hızlı sermaye çıkışını  beraberinde getirdi.   TL %15’i aşan oranda değer kaybetti.
Sayın Başçı’nın 27 Ağustos tarihinde  yaptığı açıklamalar  uzun süre konuşulacaktır.  Çok basit bir şekilde düşünüp yakışık almayan yorum yapanlar çoğunlukta.
Geçen hafta  TCMB  analist bilgilendirme  toplantısında biraz daha ayrıntılı bilgi verildi.  TCMB’nin para politikası planları ve araçlarını net bir şekilde ortaya koydu.   Uygulanacak  planlarda olağanüstü piyasa koşullarında tabii ki değişikler gündeme gelebilir.
TCMB,  faiz  koridorunun üst bandında artırım planlamadıklarını ( %6,75-7,75 bandı ),  enflasyonun %6,2  tahminine gelene kadar faizin bu aralıkta belirleneceğini teyit etti.
TL’de yaşanacak değer kaybı eğilimine karşı,   forward satışları, bankalar ile  döviz  swap hattı kurulması  gibi  planlarının olmadığı anlaşılıyor.   FED tahvil alım programının piyasa tarafından fiyatlandırıldığı için faiz artışı planlamadığı net ifade ediliyor.  GOP ülkelerine fon girişinin yeniden başlayacağı, TL ve faizdeki  dalgalanmanın ivmesinin azalarak devam edebileceği ve düşüşe geçeceği öngörülmekte.   Geçen hafta sadece net rezervlerin değil,  brüt rezervlerin de kullanılabileceğini belirtmişti.
TCMB’ nin  bundan  sonraki  süreçte  TL değer kaybederse yapacağı hamleler; döviz satışına devam, döviz zorunlu karşılık oranlarında indirime gitmek, ( döviz yükümlülük oranı %13.   2008 krizinde %9’a kadar indirilmişti. ), rezerv opsiyon katsayısında indirime giderek döviz likiditesi sağlamak.  Oranların aşağı çekilmesi piyasada döviz likiditesi açığa çıkaracaktır.
USD/TL’nin aylık data serisi incelendiğinde; son 3 ay maliyeti 2,00 /  7 ay maliyeti 1,9180 / 21 ay maliyeti 1,8320 seviyesinde.  Sert hareketler sonlandığında, TL yeniden uzun vadeli değerlenme sürecine girmesi ile aşağıda kalan maliyetleri, piyasa koşullarına göre test edecektir.  FED programının olumsuz etkisinin GOP’lara yansımasının tamamlanması, TCMB’nin elini güçlendirecektir.  Geriye sorun olarak Suriye ve oluşabilecek politik risk kalmakta.
Volatilite durulduğunda  kısa vadeli fon ve yatırım amaçlı para girişi başladığında TCMB’nin başarılı bir yönetimle bu süreci atlattığını göreceğiz. 
Faizlerde yükselişe gerek kalmadan, TL değerlenmeye başlayacak, değer kaybetmiş TL’nin dış talebi olumlu etkilemesi sayesinde orta vade büyüme trendimizde bir değişiklik olmayacaktır.
Yüksek faiz, düşük büyüme oranı, tutmayan enflasyon hedefi bize kalan maliyetler olmaması için TCMB elinden geleni yapıyor.  Kötü yorum ve açılımlara çanak tutmamak gerekiyor.
Yeni bir sanayi hamlesi ile katma değeri yüksek projeler hayata geçirilebilir. Yerli otomobil projesi,  ihale süreci yıl sonuna kadar tamamlanması planlanan YERLİ TANK projesi,  yerli uçak üretimi hatta gemi sanayinde yapılacak çalışmalarla sanayi üretimine ivme kazandırılabilir. 

BIST tarafında ise son  2 haftadır taban oluşumu çalışması gözlemleniyor.  Yeni olumsuz koşul oluşmaz ise 64000 endekste taban olacaktır.  Banklardaki fiyat hareketleri ilgi çekici.  Eylül ayı mevsimsel olarak Türk hisse senetleri için iyi bir ay.  2004 ve sonrası BIST her Eylül ayında ortalama %4 prim yapmış.  Mayıs ayından itibaren değer  kaybını da dikkate alırsak  Eylül tepki ayı olabilir.   ( OTKAR ve TMSN  tank projesinde ön plana çıkacağı için stok yapmaya başlanmalı. )

BIST  data serileri incelendiğinde önemli destek ve hedef değerleri;   67150 ( 3 hafta )  /  65500 ( ~ 3 yıllık maliyet )  /   64200 ( 200 hafta maliyet )  /  59900 ( 56 ay maliyet ) önemli destek noktaları,     
68450 ( 100 hafta maliyet )   /    70850  ( 7 hafta maliyet )  /  71950 ( 21 haftalık dema )   72800  ( 56 gün maliyet )  önemli direnç noktaları.



UYARI NOTU :

Burada yer alan yatırım, bilgi, yorum ve tavsiyeler, yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.  Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.  Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi,  beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder