TCMB, Mayıs’13 PPK toplantısında, enflasyona ilişkin yukarı yönlü risklerin
sınırlı olduğunu ve finansal risklere ( hızlı sermaye girişine bağlı TL
değerlenmesi ) karşı politika
faizini %5’ten %4,5’a çekmişti. Mayıs ayının ikinci yarısında dünyada başlayan ve hala devam eden tahvil faiz artışı
trendi, gelişmekte olan ülkelerden hızlı sermaye
çıkışını beraberinde getirdi. TL %15’i aşan oranda değer kaybetti.
Sayın
Başçı’nın 27 Ağustos tarihinde yaptığı
açıklamalar uzun süre
konuşulacaktır. Çok basit bir şekilde düşünüp
yakışık almayan yorum yapanlar çoğunlukta.
Geçen
hafta TCMB analist bilgilendirme toplantısında biraz daha ayrıntılı bilgi
verildi. TCMB’nin para politikası
planları ve araçlarını net bir şekilde ortaya koydu. Uygulanacak
planlarda olağanüstü piyasa koşullarında tabii ki değişikler gündeme
gelebilir.
TCMB, faiz
koridorunun üst bandında artırım planlamadıklarını ( %6,75-7,75 bandı
), enflasyonun %6,2 tahminine gelene kadar faizin bu aralıkta
belirleneceğini teyit etti.
TL’de
yaşanacak değer kaybı eğilimine karşı,
forward satışları, bankalar ile
döviz swap hattı kurulması gibi
planlarının olmadığı anlaşılıyor.
FED tahvil alım programının piyasa tarafından fiyatlandırıldığı için
faiz artışı planlamadığı net ifade ediliyor.
GOP ülkelerine fon girişinin yeniden başlayacağı, TL ve faizdeki dalgalanmanın ivmesinin azalarak devam
edebileceği ve düşüşe geçeceği öngörülmekte.
Geçen hafta sadece net rezervlerin değil, brüt rezervlerin de kullanılabileceğini
belirtmişti.
TCMB’ nin bundan
sonraki süreçte TL değer kaybederse yapacağı hamleler; döviz
satışına devam, döviz zorunlu karşılık oranlarında indirime gitmek, ( döviz
yükümlülük oranı %13. 2008 krizinde
%9’a kadar indirilmişti. ), rezerv opsiyon katsayısında indirime giderek döviz
likiditesi sağlamak. Oranların aşağı
çekilmesi piyasada döviz likiditesi açığa çıkaracaktır.
USD/TL’nin aylık data
serisi incelendiğinde; son 3 ay maliyeti 2,00 /
7 ay maliyeti 1,9180 / 21 ay maliyeti 1,8320 seviyesinde. Sert hareketler sonlandığında, TL yeniden
uzun vadeli değerlenme sürecine girmesi ile aşağıda kalan maliyetleri, piyasa
koşullarına göre test edecektir. FED
programının olumsuz etkisinin GOP’lara yansımasının tamamlanması, TCMB’nin elini
güçlendirecektir. Geriye sorun olarak
Suriye ve oluşabilecek politik risk kalmakta.
Volatilite
durulduğunda kısa vadeli fon ve yatırım
amaçlı para girişi başladığında TCMB’nin başarılı bir yönetimle bu süreci
atlattığını göreceğiz.
Faizlerde yükselişe gerek
kalmadan, TL değerlenmeye başlayacak, değer kaybetmiş TL’nin dış talebi olumlu
etkilemesi sayesinde orta vade büyüme trendimizde bir değişiklik olmayacaktır.
Yüksek faiz, düşük büyüme
oranı, tutmayan enflasyon hedefi bize kalan maliyetler olmaması için TCMB
elinden geleni yapıyor. Kötü yorum ve
açılımlara çanak tutmamak gerekiyor.
Yeni bir sanayi hamlesi ile
katma değeri yüksek projeler hayata geçirilebilir. Yerli otomobil projesi, ihale süreci yıl sonuna kadar tamamlanması
planlanan YERLİ TANK projesi, yerli uçak
üretimi hatta gemi sanayinde yapılacak çalışmalarla sanayi üretimine ivme
kazandırılabilir.
BIST tarafında ise son 2 haftadır taban oluşumu çalışması
gözlemleniyor. Yeni olumsuz koşul
oluşmaz ise 64000 endekste taban olacaktır.
Banklardaki fiyat hareketleri ilgi çekici. Eylül ayı mevsimsel olarak Türk hisse
senetleri için iyi bir ay. 2004 ve
sonrası BIST her Eylül ayında ortalama %4 prim yapmış. Mayıs ayından itibaren değer kaybını da dikkate alırsak Eylül tepki ayı olabilir. ( OTKAR ve TMSN tank projesinde ön
plana çıkacağı için stok yapmaya başlanmalı. )
BIST data serileri incelendiğinde önemli destek ve
hedef değerleri; 67150 ( 3 hafta ) /
65500 ( ~ 3 yıllık maliyet )
/ 64200 ( 200 hafta maliyet
) /
59900 ( 56 ay maliyet ) önemli destek noktaları,
68450 ( 100 hafta maliyet
) /
70850 ( 7 hafta maliyet ) /
71950 ( 21 haftalık dema )
72800 ( 56 gün maliyet ) önemli direnç noktaları.
UYARI NOTU :
Burada yer alan
yatırım, bilgi, yorum ve tavsiyeler, yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar,
portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında
imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve
tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali
durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle,
sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder